1 Eylül 2013 Pazar

Masters Of War

Orijinali:

Come you masters of war
You that build the big guns
You that build the death planes
You that build all the bombs
You that hide behind walls
You that hide behind desks
I just want you to know
I can see through your masks

You that never done nothin'
But build to destroy
You play with my world
Like it's your little toy
You put a gun in my hand
And you hide from my eyes
And you turn and run farther
When the fast bullets fly

Well like a Judas of old
You lie and deceive
A world war can be won
You want me to believe
But I see through your eyes
And I see through your brain
Like I see through the water
That runs down my drain

You fasten all the triggers
For the others to fire
And then you sit back and watch
When the death count gets higher
And you hide in your mansion
All the young people's blood
Flows out of their bodies
And is buried in the mud

You've thrown the worst fear
That can ever be hurled
Fear to bring children
Into the world
Oh for threatening my baby
Unborn and unnamed
You ain't worth the blood
That runs in your veins

How much do I know?
Oh to talk out of turn
You might say that I'm young
You might say I'm unlearned
But there's a one thing I know
Though I'm younger than you
That even Jesus would never
Forgive what you do

Well let me ask you one question
Is your money that good?
Oh will it buy you forgiveness
Do you think that it could?
I think you will find
When your death takes its toll
All the money you made
Will never buy back your soul

And I hope that you die
And your death will come soon
I'll follow your casket
By the pale afternoon
And I'll watch while you're lowered
Down to your deathbed
And I'll stand over your grave
Till I'm sure that you're dead

Çevirisi:

Gelin savaşın efendileri
Siz silahları üretenler
Siz savaş uçaklarını yapanlar
Siz o koca bombaları yapanlar
Siz duvarların ardına saklananlar
Siz masaların altına saklananlar
Sadece şunu bilin ki
Görüyorum maskelerinizin ardını

Siz yok etmek için üretmekten başka
Hiçbirşey yapmayanlar
Oynarsınız dünyamla
Çocuk oyuncağı gibi
Elime bir silah verip
Çıkarsınız menzilimden
Arkanızı dönüp kaçarsınız uzaklara
Kurşunlar havada uçuşurken

Bir zamanarın Judas'ı gibi
Yalan söyleyip kandırırsınız
Bir dünya savaşının kazanılabileceğine
İnanmamı istersiniz
Ama gözlerinizin içine bakıyorum
Ve okuyorum akıllarınızı
Tıpkı yaramdan akan
Sıvıya baktığım gibi

Siz doldurursunuz silahı
Diğerleri ateşlesin diye
Sonra yaslanır arkanıza seyredersiniz
Ölü sayısı git gide artarken
Saklanırsınız evlerinizde
Genç insanların kanları
Bedenlerini terk edip
Karışırken çamura

Akıl almaz korkuları
Yerleştirirsiniz içimize
Bu dünyaya bir çocuk getirme korkusunu
Doğmamış adı konmamış bebeğimi
Tehdit edersiniz
Hiç ama hiç layık değilsiniz
Damarlarınızda akan kana

Bildiğim nedir ki
Konuşuyorum öylesine
Diyebilirsiniz ki daha çok gençsin
Diyebilirsiniz ki çok cahilsin
Ama bildiğim bir tek şey var
Sizden genç olduğum halde
İsa bile bağışlamayacak
Bu sizin yaptıklarınızı

İzninizle size bir sorum var
Paranız yeter mi acaba
Bağışlanmanızı satın almaya
Aklınız alıyor mu bunu
Umarım müstahakkınızı bulursunuz
Ölüm kapınızı çaldığında
Kazandığınız paralar yetmeyecek
Ruhunuzu geri almaya

Ve umarım geberirsiniz
Ölümünüz yakındır
Tabutunuzun arkasından geleceğim
Soğuk bir öğleden sonra
Ve ölüm yatağına indirilirken
Seyredeceğim sizleri
Ve bekleyeceğim mezarınızın başında
Gerçekten öldüğünüzden emin olana dek.


31 Ağustos 2013 Cumartesi

Girl From The North Country

Orijinali:

If you're travelin' in the North Country fair
Where the winds hit heavy on the borderline
Remember me to one who lives there
For she once was a true love of mine

If you go when the snowflakes storm
When the rivers freeze and summer ends
Please see she has a coat so warm
To keep her from the howlin' winds

Please see if her hair hangs long
If it rolls and flows all down her breast
Please see for me if her hair's hanging long
For that's the way I remember her best

I'm a-wonderin' if she remembers me at all
Many times I've often prayed
In the darkness of my night
In the brightness of my day

So if you're travelin' the North Country fair
Where the winds hit heavy on the borderline
Remember me to one who lives there
For she once was a true love of mine

Çevirisi:

Bir gün giderseniz eğer kuzey taraflarına
Rüzgârların sınır boyu sertçe estiği diyarlara
Hatırlatın beni orada yaşayana
Bir zamanlar gerçek aşkımdı o benim

Giderseniz eğer kar fırtınaları eserken
Nehirlerin buz tuttuğu yazın sona erdiği zamanlarda
Lütfen bir bakın kalınca bir palto var mı üstünde
Onu uluyan rüzgârlardan koruyacak

Lütfen benim için bir bakın saçları uzunca salınıyor mu,
Kıvrılıp süzülüyor mu göğüslerinin üzerine.
Lütfen benim için bir bakın saçları uzunca salınıyor mu,
Tam da onu en güzel hatırladığım şekliyle.

Merak ediyorum iyi hatırlıyor mu o beni 
Nice zamanlar ki oturup dua ettim
Gecemin karanlığında
Gündüzümün o parlaklığında

Ve bir gün giderseniz eğer kuzey taraflarına
Rüzgârların sınır boyu sertçe estiği diyarlara
Hatırlatın beni orada yaşayana
Bir zamanlar gerçek aşkımdı o benim

Blowin' In The Wind

Orijinali:

How many roads must a man walk down
Before you call him a man?
How many seas must a white dove sail
Before she sleeps in this sand?
Yes, an' how many times must the cannon balls fly
Before they're forever banned?
The answer, my friend, is blowin' in the wind
The answer is blowin' in the wind

How many years can a mountain exist
Before it is washed to the sea?
Yes, an' how many years can some people exist
Before they're allowed to be free?
Yes, an' how many times must a man turn his head
An' pretend that he just doesn't see?
The answer, my friend, it is blowin' in the wind
An' the answer is blowin' in the wind

How many times must a man look up
Before he can see the sky?
Yes, an' how many ears must one man have
Before he can hear people cry?
Yes, an' how many deaths will it take until he knows
That too many people have died?
The answer, my friend, is blowin' in the wind
The answer is blowin' in the wind

Çevirisi:


Nice yol katetmeli ki bir erkek
Ona adam denilebilsin?
Ve kaç deniz aşmalı ki beyaz güvercin
Kumlarda uykuya dalabilsin?
Ve kaç defa fırlatılmalı ki top gülleleri
Sonsuza dek kilit vurulabilsin üzerlerine?
Cevap, kardeşim, rüzgârda esiyor
Cevap rüzgârda esiyor

Kaç yıl boyu dayanabilir ki bir dağ
Denizle yıkanabilsin?
Ve kaç yıl boyu varolabilir ki bazı insanlar
Özgürlüğe hakları olabilsin?
Ve kaç defa başını çevirebilir bir adam
Görmüyormuş gibi davranabilmesi için?
Cevap, kardeşim, rüzgârda esiyor
Cevap rüzgârda esiyor

Kaç defa başını kaldırıp bakmalı insan
Gökyüzünü görebilmesi için?
Ve kaç kulağı olmalı ki bir insanın
İnsanların ağlayışlarını duyabilsin?
Ve o duysun diye kaç ölüm yaşanmalı
Bunca insanın öldüğünü anlaması için?
Cevap, kardeşim, rüzgârda esiyor
Cevap rüzgârda esiyor